| ||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | İletişim | Künye | Radyo | Forum | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı| Görüşleriniz | | ||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARTakvim |
Dr. Ludwig Guttmann ve Paralimpik Oyunlar
Bir süredir Çin’in başkenti Pekin’de devam eden 2008 Paralimpik Oyunları’na dünyanın bir çok ülkesinden engelli sporcu katılıyor. Yani, dünya çapında düzenlenen müsabakalar tamamen engelli gençler arasında gerçekleştiriliyor. Sevgili dostlar, Yazımda bu konuya yer vermeye karar verdim. Nedir bu “Paralimpik Oyunlar?”.. Nasıl düzenleniyor? Diye kendi kendime sordum.. Tabi, sadece engellilerin katıldığı oyunlar diye, sadece yüzeysel olarak bildiğimiz müsabakaları biraz irdelemek istedim. Araştırma yaptım.. Belki de bir çoğumuzun detaylı bilmediği, tarihçesi hakkında bilgiler toparladım ve adeta bir belgesel niteliğinde olabilecek bu bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
* * * Konu tarih sayfalarındaki ikinci dünya savaşına kadar gidiyor.. Çıkarları uğruna ülkelerin çıkardıkları savaşlar yüzünden patlayan on binlerce ton bomba milyonlarca insanı yok etti.. Hayatta kalanların çoğu ise şarapnel parçalarıyla ya da yıkılan binaların altında kalarak yaralandı veya bir uzvu koptu, bir çoğu da felç kaldı. Savaş sona erdi, barış bir şekilde sağlandı ama, heyhat… Manzara korkunç, onlarca aile yok olmuş.. ya da her aileden bir iki kişi yaralanmış, sakat kalmış, bir yandan da evsiz kalmış onlarca insan, aş yok iş yok.. Bugün Irak’ta yaşananlar adeta bir savaş gibi ama, savaş değil. Savaş değilse nedir olanlar? Kendisini dünyanın en büyük gücü olduğunu ileri süren bir ülkenin, Irak’ı askeri güc kullanarak işgal etmesi ile masum insan ve çocukların katledilmesi cinayet değil midir?
İşte, ikinci dünya savaşının yok ettiği şehirlerin yeniden imarı için ayağa kalkıldı.. Üstün çabalarla yeniden yerleşim alanları oluşturuldu.. Ama insanlar!… İnsanların çoğunluğu, ömür boyu taşıyacakları savaşın izleriyle yaşamak zorunda kalacaklardı. * * *
1945 yılında İngiltere’de Alman asıllı doktor Ludwig Guttmann, Parapleji (belden aşağı her, iki bacağın tutmaması, felç hali) hastalarını tedavi etmek için kollarını sıvar.. Dr. Guttmann, Londra’nın Ancak, rehabilitasyon sırasında tedaviyi spora kanalize ederek bir çığır açar Dr. Ludwig Guttmann.. Bu nedenle, hastalarını okçuluk, masa tenisi, bilardo ve bowling sporları ile rehabilite etmeye başlar.. Zamanla takımlara ayırdığı hastalarını, tekerlekli sandalye vasıtasıyla, polo ve basketbol oyunları düzenleyerek tedavi etmeyi sürdürür.. Bir süre sonra da, eskrim, cirit atma, gülle, tekerlekli sandalye yarışı, tekerlekli sandalye ile slalom yarışı ve halter olmak üzere spor dallarını genişletir. Dr. Guttman, 28 Temmuz 1948 tarihinde 1.Stoke Mandeville Özürlüler Oyunları’nı düzenler.. Bu ilk oyunlara 16 savaş gazisi katılır.. 1949’da düzenlenen ikinci oyunların ödül töreni sırasında Dr. Guttmann,” özürlülerin spor etkinliklerinin, İngiltere’nin sınırları dışına çıkartılıp, uluslararası düzeye getirilmesi”ni önerir.. Ancak, ne yazık ki Dr. Guttmann’ın bu önerisine kimse destek vermez.. Bu arada İngiltere’deki Mandeville Özürlüler Oyunları her yıl devam etmektedir. 1952 yılında ise, Hollanda’dan bir engelli kafilesi yarışmaya katılır..Böylece oyunlar ilk kez bu durumda uluslararası hale dönüşür. 1957 yılında Melbourne Olimpiyat Oyunları sırasında,Uluslararası Olimpiyat Komitesi kurulur. Aynı yıl yapılan oyunlara İngiltere dışından 360 sporcu katılır. Ve üç yıl arka arkaya düzenlenen oyunların, bundan böyle olimpiyat oyunlarının da yapıldığı şehirlerde yapılmasına karar verilir.. İşte bu karardan sonra, Paralimpiyatlar adı ile sürdürülen oyunlar, Paralimpik Oyunlar adı ile perçinlenir. 1960 Roma Olimpiyat Oyunları’ndan sonra 1. Paralimpik Oyunlar 21 ükeden 400 sporcunun ve 300 idarecinin katılımıyla gerçekleşir. 1964’deki Tokyo Olimpiyatları’nın ardından düzenlenen 2. Paralimpik Oyunlar’a 23 ülkeden 335 sporcu katılırken, Japon İmparatoru’nun oyunlara büyük destek verir..Bu arada oyunları ise 100 bin kişi izler.. 1968, 1969, 1972, 1976, 1980, 1988, 1992 derken 1996 yılında Atlanta’dakiOlimpiyat Oyunları’ndan sonra düzenlenen 10’cu Paralimpik Oyunlar’a bu kez 104 ülkeden 3310 sporcu 1600 idareci katılınca, Uluslar arası Olimpiyat Komitesi ve Uluslararası Paralimpik Komitesi, oyunlara katılacak sporcu ile idareci sayısına derece ve kota ile kısıtlama gündeme gelir. * * * Ülkemizde, 8-11 Mayıs 1990 yılında Ankara’da toplanan bu şuranın kararı ile 21 Kasım 1990 yılında Gençlik Ve Spor Müdürlüğü’ne bağlı Türkiye Özürlüler Spor Federasyonu(TÖSF) kuruldu ve başkanlığına Prof. Dr. Hıfzı Özcan getirildi. Federasyonun kuruluş amacı ise,” özürlü sporcuların gerçekleştirdikleri tüm sportif etkinlikleri bünyesinde toplayıp geliştirmek, bu çalışmaları yurt yüzeyinde yaygınlaştırıp, sporu rehabilitasyonun bir parçası haline getirmek ve uluslar arası etkinliklerde özürlü sporcuya çağdaş yarışma ortamının hazırlanması için gerekli çalışmaları planlamak ve uygulamak” olarak belirlendi. TÖSF kuruluşundan itibaren, Bedensel Engelliler, Zihinsel Engelliler, İşitme Engelliler ve Görme Engelliler olarak dört ana özürlü grubun faaliyetlerine bünyesine kattı. 10 Kasım 1992 yılına kadar devam Prof. Dr. Hıfzı Özcan başkanlığındaki yönetim, daha sonra yerini Tarık Bitlis başkanlığına bıraktı. Bitlis’in ardından tanınmış sanatçı Perihan Savaş da Federasyon’a bir süre başkanlık yaptı. Yeniden Tarık Bitlis’in başkanlığı devir almasından sonra, Türkiye Özürlüler Federasyonu’nun adı, Türkiye Engelliler Spor Federasyonu (TSEF) olarak değiştirildi. Ancak 2000 yılında ise TSEF dağılarak, dört ayrı federasyon haline getirildi. Günümüzde engelliler arasında, Ağırlık kaldırma, Atıcılık, Binicilik, Bisiklet, Boccia, Eskrim, Futbol, Goalball, Judo, Masa Tenisi, Okçuluk, Tekerlekli Sandalye Basketbol Tekerlekli Sandalye Rugby, Tekerlekli Sandalye Tenis, Yelken ve Yüzme dallarında oyunlar gerçekleştiriliyor. Bu oyunlar arasında özellikle dikkat çeken iki dal var.. Bunlar Boccia ve Goalball… Boccia, ilk kez 1992 yılında Barcelona Oyunları’nda programa alındığı ancak kökünün çok daha eski yıllara dayandığı ifade ediliyor.. Bu dal, yarışmacının kas kontrolünü ve dikkatini ölçmek.. Deriden yapılmış topları atarak, vurarak ya da yardımcı bir alet kullanarak ilerletmek ve hedef olarak konulan beyaz topa mümkün olduğunca yaklaşmak amacını taşır. Sporcular, tek veya takım halinde yarışırlar. Diğer bir dal ise Goalball.. Takımlarla oynan bir top oyunu olan Goalball, yalnızca görme engelli bayan ve erkek sporcular arasında oynanır. Her takımın saha üç oyuncusu vardır ve amaç topu karşı tarafın kalesine atmaktır. Maçlar 14 dakika olarak sürer ve iki eşit yarıdan oluşur. Bu dalın, diğer takım oyunlarından ayıran üç özelliği vardır.. Birincisi, içindeki zillerin ziller vasıtasıyla çıngırak sesi veren toplarlarla oynanması ki, topun yeri ve pozisyonu dinleme yoluyla belirlenir; ikincisi, kabartma işaretleri olan bir sahada oynan bu oyunda, kabartma işaretlerleri ve ayaklarıyla dokunan oyuncu sahadaki yerini ve yüzünü döndüğü yönü anlayabilir; üçüncüsü ise, tüm oyuncular yüzlerine siyah maskeler takarak eşit koşullara sahip olması sağlanır.. * * * Değerli dostlar, Paralimpik Oyunlar Dr. Ludwig Gutmann sayesinde bu düzeye geldi.. Düşünün.. Engellileri spor yoluyla rehabilite ederek büyük bir çığır açmış bu değerli tıp adamını anmadan, dualarımızı ona göndermeden geçebilirmiyiz?.. Eminim ki, bu değerli insan Allah tarafından da mükafatlandırılacaktır.. * * * Bu yıl, 148 ülkeden 4 bin engelli sporcunun katıldığı 20 dalda 472 madalya dağıtılacak. Oyunların açılışında, Türkiye, stadyuma Gine’nin ardından ikinci sırada girdi. Milli takım geçiş yaparken, Türk Bayrağı’nı, Güneydoğu gazilerinden mill atıcı Korhan Yamaç taşıdı.. Bu arada Okçuluk dalında altın madalya alarak bizleri gururlandıran Gizem Girişmen’in bir sözü beni çok etkilediği gibi eminim sizleri de yürekten etkileyecektir.. Altın kız şöyle diyor: "Başarı örnek olursa ve paylaşılırsa anlamlıdır" Bravo Gizem.. Bravo sana.. Azmin, yüreğin ve yüksek ruhun birleşerek zaferi yakaladın.. Nice başarıların seninle olmasını diliyoruz.. İşte., Engellerin nasıl ortadan kalktığının müthiş bir göstergesi olan Paralimpik Oyunlar’daki performans inanılır gibi değil.. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yolda yürüyen Türk Milleti olarak, engellisiyle, engelsiziyle, her bir ferdi ile bir bütünüz.. O nedenle, ileriye daima ileriye bakalım.. Büyüklerimin bir lafını hatırlarım… “Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz”… Çok doğru.. Buradan herkese ama herkese sesleniyorum.. Gelin engellerin ortadan kaldırılması için ne gerekiyorsa yapalım.. Hoşçakalın..
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır. kadir ünal
[ 17 Eylül 2008 00:14 ]
Sevgili Mehmet abi, emeğine ve kavgana sağlık... senin gibi birkaç ''duyan,bilen,sorgulayan'' ADAM daha olsa bu memlekette hiç bir engel kalmazdı önümüzde.
FAZLI
[ 15 Eylül 2008 22:23 ]
Eline yüreğine sağlık sevgili abimiz... bu arada bugün dogumgününmüş doğum gününü eniçten dileklerimle kutluyorum...hayırlı mutlu güzel günler geçirmeniz dilegiyle Allah'a emanet olun saygılarımla.... Yorumların tamamını okumak için tıklayın.
|
DUYURULAR |
||||||||||||||||||||||||||
|
© 2007-2008 Engellilersitesi.com Tüm Hakları Saklıdır
"Engellilersitesi.com, Basın Meslek ilkeleri'ne uymaya söz vermiştir"
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||