Engelliler Sitesi

Anasayfa | İletişim | Künye | Radyo | Forum | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı| Görüşleriniz |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Takvim

Mehmet Ünlü

Yeni umutlara doğru

Okunma  Yazar : Mehmet Ünlü
Yorumlar  Yorum Sayısı : 5
Okunma  Okunma : 496
Tarih  Tarih : 11 Temmuz 2008 18:34

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Sevgili dostlar,

 

 

Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır”…

 

Bu sözlerdeki derin anlamı bir düşünelim..

 

Kimimize göre, dünya kendisini hergün yeni bir güne hazırlamaktadır; kimimize göre her sabah yeni bir umuttur, yenilenen başlangıçtır;  kimimize göre belki de süren olumsuzlukların, karamsarlıkların

yeniden başlayarak devam etmesi durumudur..

 

Kimine göre öyle, kimine göre böyle.. Hatta.. hatta.. kimine göre de değişik bir persperktiften bakılarak ifade edilen,” Dün dündür, bugün bugündür” cümlesi de başka bir bakış açışını getiriyor önümüze..

 

Yazımın girişindeki sözler, benim yıllarca patronum olan eski Tercüman Gazetesi sahibi rahmetli Kemal Ilıcak’a ait.. Onun adeta bir özdeyiş gibi bu sözü gazetenin logosunun altında yer alması, biz çalışanları son derece motive ederdi.

 

Ben hala da unutmadım ve unutmadığım gibi de, yaşantımda o sözlerin oluşturduğu felsefeyi elimden geldiğince uygulamaya gayret gösteririm.. Faydasını da çok görüyorum..

 

Yani güneşin doğmasıyla, her yenilenen sabahın yeni umutlara, yeni ufuklara yön verdiği, insana yenilenme iç güdüsü ile yeni bir güven kaynağı oluşturduğuna itiraz edebilirmisiniz?..

 

Tabi ki buna itiraz edilemez.. Çünkü, bu insan hayatına büyük sağlık ve enerji aşılayan bir ilahi gücün ta kendisidir.. Yüce yaradanın bizlere bahşettiği müthiş bir ruh temizliğidir..

 

……….

 

Sevgili dostlar,

 

Bakınız…

 

Ülkemizin dünyada hızla gelişmekte olan bir ülke olduğunu, teknolojide,  ekonomide (hertürlü olumsuzluğa ve spekülasyonlara rağmen) hatırı sayılır yükselişte olduğunu,silahlı kuvvetleriyle, her yönü ile ve en güçlü olanı da Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in yıkılmaz ilkeleriyle ayakta kalan, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin birer ferdi olarak bundan da gurur duyduğumuzu her zaman ifade etmekteyiz. 

 

Ülkemizin her alanda kalkınması,  her sektörde gelişmesi bizleri onurlandırıyor., hem de fazlasıyla…

 

Buraya kadar çok güzel….

 

 

Ancak, insan hakları konusunda bir çok insanımız  zaman zaman konuşuyor.

 

Peki..engelli kardeşlerimizin, engelli vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm üretmek, geliştirici projeler sunmak nerede?..

 

Önceki yazımda değinmiştim.. Sivil toplum örgütlerinden ancak, çok az sayıda olanları kendi çapında çözüm bulmaya çalışıyor. Buradan onları tebrik ediyorum.

 

……………

 

Şimdi gelelim, yasa ile getirilmiş hakların nasıl hak olmaktan çıkarıldığına ve kimlik kartlarının karmaşıklığına..

 

 

Ülkemizin kalkınmasını canı gönülden desteklerken, onur ve gurur duyarken, bir taraftan engellilerimiz için  hiçbir  gelişmenin olmaması, onların yaşadıkları her türlü olumsuzluğun, dünya konjöktüründe kaygı verici hatta bizleri utanılacak bir hale bile getirmesi sıkıntı yaratmaz mı? Rahatsız etmez mi?..

 

O zaman ülkemizle tam olarak nasıl gurur duyacağız.. Bir tarafımız güllük gülistanlık, bir tarafımız çöl..

 

Öte yandan 5378 sayılı yasa  ile getirilmiş  18 yaşından küçük engelli çocuklara  uygulanacak ücretsiz

eğitim hakkının, yapılacak yeni bir değişiklikle kaldırılması yönünde iddialar var.. Bu iddialar son günlerde yoğunluk kazanmaya başladı..

 

Eğer  gerçekten, bu yönde yasa değişirse, o zaman  nasıl bir dünya ülkesiyiz” deme hakkını kendimizde bulacağız?

 

Anayasamızda bir hüküm var… O da, ”verilen hak geri alınmaz” diye.. güzel de bir yandan da anayasamızla oynanıyor. Bir zamanlar söylendiği gibi.. “Anayasanın bir kere delinmesinden bir şey olmaz “ diye..  İnşallah daha fazla el değmez diye düşünüyoruz…

 

…………..

 

Gelelim kimlik meselesine,

 

Birkaç yıl önce, tüm engellilerin Nüfus Cüzdanları’na, engellilik dereceleri yazılacak diyerek bir genelge çıkarılmıştı.. Bunun üzerine çok sayıda engelli vatandaşımız da, Nüfus Müdürlükleri’ne her türlü zorluğa rağmen bizzat giderek cüzdanlarını yeniledi..

 

Ne idi bundan amaç, artık raporların gösterilmemesi, iki de bir bürokrasi sırasında ibraz edilmemesi gerekecekti.. Evet olumlu idi… Tek kimlikle derecesi anlaşılacaktı ve ona göre işlem yaptıracaktı.

 

Ancak, gel gelelim.. ne oldu, neler oldu bilinmez..  Bir süre önce, bu durum  yine bir genelge ile iptal edildi..

 

Peki  ne olacaktı…bu kez yeniden nüfus cüzdanları değişecek..yeniden ama isteyen Nüfus Müdürlükleri’ne giderek değişitirecekti..

 

Buyurunuz… Vaziyete, duruma bakarmısınız?..

 

Bir de, Başbakanlık Özürlüler İdaresine bağlı olan Özürlü Kimlik kartları da artık, Çocuk Esirgeme Kurumu, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerine  devredilmiş.. Kimlik kartlarının artık buradan temin edilecek olduğunu öğrendim..

 

Bilen vardır belki ama ben yeni öğrendim..

 

Kimlik işini net öğreneyim diye, kurumun Kadıköy’deki şubesini telefonla aradım..

 

Çıkan görevli ile şu konuşma geçti aramızda:

 

-İyi günler…. engelli kimlik kartlarının yenileneceğini  duyduk.. Ne yapmamız gerekir..

 

-Aslında biz de tam bilmiyoruz.. Ama eğer kimlik kartınız önceden varsa..Nüfus kağıdınızda engel derecesi yazmıyorsa, raporunuzla birlikte ibraz edebilirsiniz..

 

 

Aslında bir gün önce, Ankara’da bulunan Özürlüler İdaresi Genel Merkezi’ni telefonla arayıp aynı konuyu sordum bana; “kimlik işi bizden çıktı.  Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü artık ilgileniyor.. orayı arayın” dediler..

 

 

Peki bunlara ne demeli?  Ne kadar karmaşık..ne kadar içinden çıkılamaz durumlar..Akıl alır gibi değil..

 

 

Öte yandan bir bakıyorsunuz, Karayolları Yolcu Taşıma Kanununa göre, şehirlerarası yolcu otobüslerinde seyahat edecek engelli ve 0-12 yaş grubu yolcuların ücretlerinde yüzde elli indirim uygulanması gerekiyor.. Acaba bunu uygulayan bir işletme var mı?  Üstelik firmaların bağlı dernek bu yasanın iptal edilmesi gerektiğini savunuyor..

 

Gerekçe ne biliyormusunuz?... “Sağlam müşteriler çok sayıda iken,neden engelli taşıyalım mantığı

 

 

Daha saymakla bitmeyen olumsuzlular yumağı ülkemizi görünmeyecek biçimde sarmış,..

 

Ne yazık ki gören yok.. belki de görmek istemeyen çok..

 

…….

 

Evet, sevgili dostlar..

 

Şimdi yazımın başına atıfta bulunmak istiyorum..

 

Dedim ya.. “Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır” diye..

 

Hani her yeni sabah umuttu, her yeni sabah insana güven veriyordu..

 

Bu şartlarla mı ?

 

Bu kardeşlerimiz her sabah uyandıklarında, günlerine güvenle mi başlayacaklar.?

 

 

Ülkemiz bir dünya ülkesi ama, bu cephesiyle  sınıfta kalmıştır..

 

 

Dünyanın bir çok ülkesinde, her türlü engelli rahatlıkla caddede, sokakta gezebiliyor,dolaşabiliyor..

 

Siz hiç duydunuz mu yabancı ülkelerde  sorun yaşayan bir engelliyi..

 

Duyamazsınız zira,  her türlü olası sorunlar belirlenmiş, geliştirilen projeler uygulanmış ve yıllardır

 

rahatlıkla uygulanıyor ve hiç bir sorun çıkmıyor..

 

……….

 

Ya biz… ülke olarak artık elimizin tersiyle itmeyip, Gazi Mustafa Kemal’in dediği gibi,”ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız” cümlesinden hareketle artık kolları sıvayalım..

 

 

İnanın.. Özürlüler İdaresi’nde  “onlarca desem abartmamış olurum” personel çalışıyor..Bürokratlar çok sayıda...

 

Ne için “Engellilere çözüm üretmek için” ..

 

Buyurun, sizlerde idarenin sitesine girin.. teşkilat şemasını tıklayın.. bakın…

 

Tabii .. o kadar personele mutlaka ihtiyaç var!…

 

 

Hoşçakalın..

 

Mehmet ÜNLÜ

 

 

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 5 yorum yazılmıştır.

salih [ 10 Eylül 2008 12:28 ]

sayın mehmet abi
öncelikle yazdığınız bu güzel sözden dolayı size çok teşekkür ederiz sözde de olduğu giiiibi güne yeni umutlarla başlamak ve gün boyu umudumuzuz yıkılmadan devam etmek ve günü olumlu bitirmek için karşımıza çıkabilecek her türlü engelin üstüne gitmeli karamsarlığa kapılmamalıyız bu konuda başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum ben bir engelliyim bankadan engelli maaşımı alırken banka memurun bana sahte para verddi ben bunu farkettiğimde olayın peşini bırakmadım dava actım ve kazanddım olayın üstünede gitmeyebilirdim ama ben kendimce doğru olanı yapıp amacıma ulaştım
bana dokunmayan bin yıl yaşasım sözüne de hiç inanmamışımdır bugün banab dokunmamış olabilir ama yarın...

FAZLI [ 14 Temmuz 2008 02:33 ]

Sevgili Mehmetabi Engellilere çözüm üretmek lazım. Herkes kendi üzerine düşeni yapmalı. Ülkemizde bazı engelliler varki herzaman sokağa bile çıkmıyor yada çıkamıyor çünkü kendini yalnız hissediyor, sıkılıyor yada engellerle karşılaşıyor. Bu böyle olmamalı. Ailelerinde desteği ile engelli arkadaşlarımız topluma kazandırılmalı ve yapabildiğinin eniyisini yapmaya calışmalı. Engelli arkadaşlarımız önce kendi içindeki utanma sıkılma üzülme duygusunu atacak topluma karışacak ve bunu diger engelli arkadaşlarımıza da aşılamaya çalışacak. Böylece sesimizi dahada uzağa duyuracagız. Ha hiç bisey yapmasak yetkililer bizi bilmiyormu diye sorarsanız tabikide biliyorlar. Umarım ne istediğimizide anlarlar inşallah. Sakın pes etmeyin.

kadir ünal [ 13 Temmuz 2008 12:57 ]

Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır

Ne vakit bizler yaptığımız işin kalıcılığı adına birşeyler yapmaya karar verirsek, ne zaman insan olmanın herşeyin evvelinde yer aldığına inanırsak... duyarsızlığın kirli elbisesinden kurtulursak... hem devlet hem birey olarak üzerimize yüklenen sorumluluğun bilincinde olursak işte o vakit ne bir engel, ne de gereksiz bürokrasi girdabında boğulmadan refah ve huzur içinde O bahsettiğiniz güne merhaba ile başlayabiliriz. ''insanı yaşat ki; devlet yaşasın''
Teknoloji çağını yaşarken insanları öyle bir hale soktular ki; yamalı asfalta döndü insanımız... su için kaz tekrar asfaltla,telefon için kaz tekrar asfaltla,elektrik için kaz tekrar asfaltla... yazık ki durum budur! Kalıcılığı esas kılmadığımız sürece bunlar heran yaşanası sıkıntılar olmaktan çıkmayacaktır.
sevgili Mehmet ÜNLÜ yine durumu net ifade eden yazınız için teşekkür ederken, konuya herkesin muhatap olmasını umut ediyorum... İnsan olarak varlık ve sorumluluklarımızın bilincinde bir toplum olmak adına lütfen bu yazıyı özümseyin ve muhakemesini yapın çünkü suskunluk hiçbir fayda getirmeyecektir. Bu durum bir ayıptır...
''Ayıbı yüzün söylenmeyen ayıbını hüner sanır''
selam ve dua ile... kaleminize,yüreğinize...emeğinize sağlık.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Kadir Ünal Kadir Ünal
Güneşi Getirin
Mehmet Ünlü Mehmet Ünlü
Bayramlar ve... sonrası!..
Tülin Akın Tülin Akın
Bir amacın mı var hayatta...
Hüseyin Eriş Hüseyin Eriş
Sevgi Herşeye Yeter
ŞebnemSürereker ŞebnemSürereker
Hangimiz Daha Engelliyiz?

DUYURULAR

ANKET

Mevcut hükümetin engelli istihdamına yönelik çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?



Tüm Anketler

© 2007-2008 Engellilersitesi.com Tüm Hakları Saklıdır "Engellilersitesi.com, Basın Meslek ilkeleri'ne uymaya söz vermiştir"
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

» Aktif 46   » Bugün 4509   » Toplam 443204  

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi