| ||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | İletişim | Künye | Radyo | Forum | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı| Görüşleriniz | | ||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARTakvim |
Belediyelere ithaf olunur!..
Değerli dostlar; İlk yazımın yayınlandığı 20 Mayıs 2008 tarihinden itibaren sizlerle; sitenin kıymetli üyeleriyle tanıştım… Yaklaşık bir aya yakın bir süre içinde, dialog kurduğum kardeşlerimle bol bol sohbet etme imkanım oldu.. Zaman içinde dikkatimi çekti , baktım ki, bir kardeşim Antalya’da, birisi Bursa’da , diğeri Düzce’de, bir diğeri Kahramanmaraş’da ve öteki ise Samsun’da yaşıyor.. Bir de ben…Ben de İstanbul’dan katılıyorum..
Vaziyete bakın.. bir anda 5 vilayetten kardeşlerimizle görüşmek… Sonra bir an,”istesen bu kadar çabuk bir çok şehirden görüşecek kimseyi bulamazsın” diye geçirdim aklımdan.. Mutlu oldum.. MSN denilen; teknoloji harikası… Sadece yazarak veya görüntülü-sesli olarak değil, “nasıl istiyorsanız”, öyle kullanacağınız bu müthiş iletişim aracının yardımıyla tanıştım çok değerli kardeşlerimle.. Kısa bir süre sonra, inanılmaz ölçüde teknolojiyi bildiklerini gördüm..Hepsi birer derya… Hepsi birer bilgisayar mühendisi adeta… İnanın, az çok PC’den anlıyorum diyordum..Meğersem pek bir şey bilmiyormuşum.. Ama, zaman zaman onlardan öğreneceğim çok şeyler olduğunu anladım… Tek bir şey söyleyeyim size. Esas ne buldum biliyormusunuz? Yoğun bir SEVGİ ve HOŞGÖRÜ…. En önemlisi de bu değil mi? Değerli dostlar, İletişimin biraz detaylı olarak nasıl kurulduğunu sizlere anlattım.. Bu değerli kardeşlerimle, nasıl tanıştığımı anlattım.. Anlattım da… Bu kardeşlerimizin en büyük ortak özelliklerine değinmeye sıra geldi… Ve onu irdelemeden geçemem ve de asla vazgeçmeyeceğim.. Zaten bu sitede, makale yazmamın esas amacı budur.. Engelli kardeşlerimize biraz olsun çare arayabilmek.. Sorunlarına, elimden geldiği kadar çözüm bulabilmek.. Evet… Nedir ortak özellikleri?.. Engelli olmaları…. Peki.. isteyerek mi oldular… Hayır.. Peki.. Ne olması gerekir.. Onların da toplumumuzun birer ferdi olduğunun bilincine varmamız.. Güzel.. Peki nasıl olacak bu toplumsal bilinç?… Dernekler kurarak, çeşitli sosyal kuruluş ve kurumlar oluşturarak mı?.. Sadece o kadar mı?… Yalnız bu arada , “gerçekten kendini adamış, büyük özveri ile çalışan, engelli kardeşlerimize her türlü desteği samimiyetle sağlayan” dernek ve kuruluşlarımızı da, tenzih ediyorum...Sözüm onlara değil.. Bilhassa zamanla köşemde faaliyetlerine yer vereceğimi de bildirmek istiyorum.. Ancak, birçok kuruluşumuz var… Var olmasına da… Gereken ilgi gösterilmiyor… Buna kim itiraz edebilir.. Yeterli ilgi yok.. Ama zaman zaman yapılan açıklamalarda, ne projeler anlatılır… Neler neler.. Ama.. bakarız ki.. hepsi havada kalmış.. Ve ardından unutulur gider… Her şeyden önce ben, sorumluluk sahibi olacak kurumların başında öncelikle belediyelerin geldiğini düşünüyorum.. Evet… Zira, “Kamu kuruluşu” olarak görev yaparlar.. Vatandaşa hizmet için vardırlar.. Ve bunun için kurulmuşlardır..
Bakınız, size kabaca bir istatistiki bilgi vereyim… Ülkemiz genelinde, 16 büyükşehir belediyesi, 66 il belediyesi, 98 ilçe belediyesi ve 38 belde belediyesi olmak üzere toplam 218 adet belediye mevcut..(tahmini rakamlardır) Buradan soruyorum.. Acaba bunların içinden, kaç tanesi dört dörtlük anlamda, engelliler için bütçe ayırıp, proje üretebildi.. İstisnalar vardır elbet… İstisnalarla bu iş yürümez… Siz asla görüntü de olamazsınız.. Varın araştırın bakalım… Engelli kardeşlerimizin sayısını.. Derecelerine göre… Çıkacak rakamı varın siz düşünün.. Belki de yanıbaşımızda.. Her sokakta, her mahalle de var.. Onlar yıllarca kadük bırakıldılar.. Soruyorum.. Ne zaman genel bir kalıcı çözüm bulunacak?.. Asfaltı da dökün, alt yapıyı da tabi ki elden geçirin.. Tabii yapılacak.. Dağı bağ yapan belediyeler değil midir? ama “ Engellilerin Rehabilitasyonu” (A) hizmet olarak yer almalıdır projelerde.. Buradan bütün belediye başkanlarına sesleniyorum.. Bilmediğiniz , duymadığınız o kadar çok sorun var ki, bu kardeşlerimizle ilgili.. Öğrenseniz şaşar kalırsınız…. Evinin önüne, gelişi güzel dökülen molozlar yüzünden tekerlekli sandalyesi ile dışarıya çıkamayan kardeşlerimizden tutun da, yüzde 90 raporu bulunan omurilik sorunu yaşayan kardeşlerimizin askere çağırılması gibi, ya da seyahat etmelerindeki kısıtlılık ve sıkıntıların yanında “geçimlerini sağlayacak kadar iş sahibi olmaları” na kadar… nice sorunlar… Sayın Başkanlar, Lütfen…İlgi gösterin.. Onların istedikleri başka ne olabilir. .. Sadece iyi yaşamaları, rahat yaşamaları… Çözüm bulunduğu zaman inanın, ayakları üstünde durmayı bizlerden çok daha iyi bilirler.. Endişeniz olmasın.. Hoşçakalın… Mehmet ÜNLÜ
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 4 yorum yazılmıştır. FAZLI
[ 14 Haziran 2008 00:47 ]
eline yüregine sağlık mehmetabi cok iyi konulara değinmişsin, umarım gercekten bu konuları başkanlar yetkililer daha cok düşünür ve engeller dahada azalır herkese saygılar sevgiler. Kadir Ünal
[ 12 Haziran 2008 12:57 ]
Sevgili Mehmet ÜNLÜ,
Osman Yılmaz
[ 11 Haziran 2008 13:19 ]
Gerçektende güzel bir yazı olmuş abi eline dilene klavyene sağlık :) Yorumların tamamını okumak için tıklayın.
|
DUYURULAR |
||||||||||||||||||||||||||
|
© 2007-2008 Engellilersitesi.com Tüm Hakları Saklıdır
"Engellilersitesi.com, Basın Meslek ilkeleri'ne uymaya söz vermiştir"
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||